Sendikalar, üyelerinin iradelerini biçimlendiren değil, ilkeler doğrultusunda ortak irade oluşturan yapılar olmalıdır. Sendikaların işlevi üyelerinin iradelerinin üzerine Cemil Meriç’in ifadesiyle siyasi ideolojileri bir “deli gömleği” gibi giydirmek değildir. Maalesef ki bugüne kadar sendikaların üst düzeyde karar vericileri, kamu çalışanlarının üye olarak sendikalara verdiği gücü, kendi siyasi ideolojileri doğrultusunda yönlendirerek ve kullanarak heba etmiştir. Mücadelemiz kamu çalışanının ortak iradesi üzerindeki bu vesayetti kaldırıp, kamu çalışanlarının sendikal iradesinin özgürleştirilmesi mücadelesidir. ANADOLU EKSEN’in sendika anlayışı bağlı bulunduğu sistemin ana vasıflarıdır. “Milli, sivil, katılımcı ve manevi değerlere bağlı” olmak ..
Çalışma en doğal beşerî etkinlikken insan fıtratını öteleyen iktisadi zihniyetler tarafından zamanla bir sömürü aracına dönüştürülmüştür. Sömürünün yoğunlaştığı ve ferdi hak aramanın imkânsız hale getirildiği zamanlarda örgütlenme yoluna giderek haklarını koruma gayreti içine girmek çalışanların başvurduğu etkili bir yol olmuştur. Fakat bu gelişmeden rahatsız olan güç sahipleri bu hak arama yolunu da etkisiz hale getirmek için her türlü girişime başvurmuşlardır. Günümüzde özelikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki üretim ilişkileri; esnek çalışma, çeşitlendirilmiş istihdam türleri, kayıt dışı uygulamalarla çok karmaşık hale sokulmuş ve böylece emek sahiplerinin haklarını koruması zorlaştırılmıştır. Bu gidişatın sonucu olarak renkleri, dilleri, ırklarıyla farklılaşan ancak aldıkları ücretlerle aynılaşan emek sahiplerinin ülkelerindeki milli gelir payları dikkate alındığında “çalışan yoksullar” olarak isimlendirilmesi de kaçınılmaz olmuştur.
Mustafa Güçlü
Ankara/2025